Friday, February 8, 2008

* 50 *

"daphnis" / Deniz

"Sevinciniz gerçekte peçesini kaldırmış kederinizdir.

Gülümsemelerin yükseldiği o kendisiyle özdeş pınardan, çoğu kez gözyaşlarıyla dolu nice hıçkırık da duyulmuştur.

Hem, başka türlü olabilir mi ki?

Keder varlığınızın derinliklerine işledikçe sevinciniz artar.

İçinden şarap içtiğiniz kadeh, çömlekçinin fırınında pişirilmiş olan kadehin ta kendisi değil midir?

Ruhunuzu sakinleştiren lavta, bıçak darbeleriyle oyulmuş ağacın ta kendisi değil de nedir?

Sevinçli olduğunuz zamanlarda gözlerinizi yüreğinizin derinliklerine çevirirseniz, size sevinç veren şey uğruna bir zamanlar nice kederlenmiş olduğunuzu görürsünüz.

Kederli olduğunuz zamanlarda da yine yüreğinizin derinliklerine bakın, o zaman gerçekte, bir zamanlar sizi mutlu kılmış olan şeye ağlamakta olduğunuzu göreceksiniz.”

Halil CİBRAN

* 49 *


Cenin Burcu Çorbacı


Cenneti yukarıda hiç bulamaz

Aşağıda bulamayan.

Tanrının konutu benimkiyle yan yana

Eşyası aşktan

Emily Dickinson

Çeviren: Anıl Meriçelli/Ahmet Necdet



Emily Dickinson

Thursday, February 7, 2008

* 48 *

jeteng

Yorgun kediler için de bir şarkı söyle.
Yorgun kediler, çöpleri karıştırmaktan yorulmuştur.
Çöpler ki, onlar, uygarlığın saklı hafızasıdır ve kirli yüzüdür bir kentin; utanılası anılarıdır insanın.
Ne kadar çok yediğidir onun, ne kadar çok attığı; ne kadar vefasız olduğudur ve ne kadar yalancı.

Yorgun kediler için de bir şarkı söyle.
Yorgun kediler, karanlıktan yorulmuştur.
Karanlık ki, o, uygarlığın saklı korkusudur; gizemli yüzüdür bir kentin ve yalnızlığıdır bir insanın.
Ne kadar güçsüz olduğudur onun, ne kadar ikiyüzlü ve ne kadar yaratıcı.

Yorgun kediler için de bir şarkı söyle.
Yorgun kediler, insanlardan yorulmuştur.
İnsanlar ki, onlar, uygarlığın hem dostu hem de düşmanıdırlar; hem dostu hem de düşmanıdırlar bir kentin; hem dostu hem de düşmanıdırlar kendi kendilerinin.

Yorgun kediler en çok çöplerden öğrenmiştir, biraz da karanlıktan, insanlardan.
Öyle ki, bir yorgun kedinin bildiğini kimse bilemez.
Zaten yorgun kediler de herşeyi bilmekten yorulmuştur.

Yorgun kediler için de bir şarkı söyle.

Emel Kayın / 2003


Saturday, February 2, 2008

* 47 *

Benim anlımın akı,
gözümün nuru,
yüreğim kızım
Elif İzbırak Yavuz.
O,
'Hayat'ın bana armağan ettiği
en değerli, sevgili 'Bilgi'.
Onu öğrendikçe,
ışıklara yürüyor 'Yol'um.


Friday, February 1, 2008

* 46 *

Elif İzbırak Yavuz
Çileli bir iştir öğrenmek.
Kendimi bildim bileli, yaşadığım her ‘An’ı, en kılcal ayrıntıları ile, dipdiri bir farkındalıkla,
bilmek/anlamak/kazanmak için çırpınan biri oldum ben.
Seçtiğim bu yolda, ‘Hayat’ın yekpare bir bildiri olduğu gerçeği ile yüzleştim.
Bu nedenle yegane Kutsal Kitabım, Hayat’ın kendinden başka bir kaynak olmadı.
Hayat dışında hiç bir kaynağa inanmadım; ne bildiysem, O’ndan öğrendim.
Ve hiç tükenmeyen aşkım oldu öğrenmek.
Hayat’ın fiil çekimleriyle bütünleşip, her yeni anlamdan kanatlanarak başkaca farkındalıklara eriştim/yürüdüm/yol aldım.
Bir bakıma ‘Yüce Bilgi’nin sürek avı oldu yaşadıklarım.
Ancak yaşamımı, bir/biri ardına sıraladığım tesbih taneleri gibi kupkuru bir keşif süreci haline dönüştürmekten kaçındım.
Benim için yaşamak, ayırdına vardığım her yeni Bilgi’nin, sadece bana dair fiil çekimleri ile yeniden yaratılması oldu.
Deneyimlemediğim hiç bir Bilgi’yi hayatıma katılmış bir satır olarak benimsemedim.
Bu yüzden öğrendiğim ama bilmediğim o kadar çok şey varki...
Durmadan, yorulmadan, korkmadan ışığın aydınlık ve karanlık hallerini deneyimleyip kendimi yeniden yaratmaya çalıştım.
Benim ibadetim de bu oldu.
Öğrenmek, değişmekten korkmamaktır.
Değişim’i delimsirek bir tutkuyla taşımak demektir.
Biz değiştikçe Hayat da değişir/dönüşür.
Hayatın değişmelerime karşılık vermediği sürelerden ürkmüş, korkmuşumdur hep.
Hayat eğer size dökmüyorsa içini, değişimlerinize karşın kendini esirgiyor demektir.
Bu ne yönlerde değiştiğinize yeniden göz atmanız gerektiğini uyaran bir işarettir.
İşte bu nedenle, “Ağaca yeşil bakmak gerek”tir...
Sadece bu nedenle yaşamayı Hayatla yaptığım şenlikli ama kutsal bir dans olarak algıladım.
O’nunla el ele, omuz omuza yaşadığım ve birlikte yarattığım bir ritüel...
Yaşadığımız her ‘An’ yeniden öğrendiğimiz en taze bilgisidir Hayatın.
Bilgi ışıklı bir yaşama sevinciyle ruhumuza sızar/siner/karışır, “Biz”im olur...
İnsan tadında ve kıvamında olmanın coşkulu varoluş halidir bu.
Melih Cevdet Anday,
“Ah okumaya başlamadan önce
Çiçeklere su vermek lazımdır” demişti.
Yaşanan her ‘An’, kendinden sonra gelen ‘An’a, “An-ı” olarak armağan olur.
Anılarımızla birikir ‘Ben’ olur, anılarımızı üleştikçe “Biz” haline dönüşürüz.
İnsan kadar eski, insan kadar yeni olan sanatın, yazılmış-çizilmiş, yaratılmış her tableti, onları yaratanların, bizlerle paylaşma cesaretini gösterdikleri en özel anıları değil midir?
Şu anda adını anımsayamadığım bir Sufi;
“Nara giren, Nur olur” demiş.

* 45 *

Sylwia
Okuma Notları
*
“Zenciyim ben
Gece gibi
Afrika’nın derinlikleri gibi kara”
Langston Hughes

*
“Best Seller olmak için yazmanın,
para için evlenmekten farkı yoktur.”
Norman Mailer

*
“Bir edebiyatçının görmediği şey,
olmamış demektir.”

Elias Canetti

*
“Edebiyat,
iki kez okunacak nesneler yazma sanatıdır.”
Cyril Connoly

*
“Okumak,
başkasının beyni ile düşünmektir.”

Schopenhauer

*
“Dante daima popüler kalacaktır,
çünkü onu kimse okumaz.”
Volltaire

*
“Yazarın en iyi dostu,
çöp kutusudur.”
Issac B. Singer

*
“Şiirlerin anlamı olsaydı,
onların şiir olması gerekmezdi.”
Adam Phillips

*
“Şiirin nesri aştığı noktada,
sözcüklerin de anlam ötesi bir varsıllığı vardır.”
F. R. Jones

*
“İnsan uçurumun kenarına varmadan kanatlanmaz.”
N. Kazancakis

*
“En insani davranış,
bir insanın utanılacak duruma düşmesini önlemektir.”
NIETZSCHE

*
“Herkesin üç kişiliği vardır;
Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı.”
Alphonse Karr

*
“İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.”
Mevlana

*
“Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir
biliyor musunuz?
Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.”
Whoopi Goldberg

*
“Büyük sıçrayışı gerçekleştirmek isteyen,
birkaç adım geriye gitmek zorundadır.
Bugün yarına dünle beslenerek yol alır.”
Berthold Brecht

* 44 *



Nilgün Kara



"Keşke, insanların da kötülüklerini kapatacak kadar kar yağsa..."
Karslı Zübeyde*



(*) Su Yücel'in Kars'ta açtığı resim atolyesine katılan genç kızlarımızdan biri.