Wednesday, June 4, 2008

* 89 *


Nazım'a Bir Göz Çelengi
Neden öldün Nazım? Senin türkülerinden yoksun
Ne yapacağız şimdi?
Senin bizi karşılarkenki gülümseyişin gibi bir pınar
bulabilecek miyiz bir daha?
Senin gururundan sert sevecenliğinden yoksun
ne yapacağız
Bakışın gibi bir bakışı nerede bulmalı,
ateşle suyun birleştiği
Gerçeğe çağıran, acıyla ve gözüpek bir sevinçle dolu?
Kardeşim benim, nice yeni duygular, düşünceler
kazandırdın bana
Denizden esen acı rüzgar katsaydı önüne onları
Bulutlar gibi, yaprak gibi uçarlar
Düşelerdi orada uzakta.
Yaşarken kendine seçtiğin
Ve ölüm sonrasında seni kucaklayan toprağa.
Sana Şili'nin kış krizantemlerinden bir demet
sunuyorum
Ve soğuk ay ışığını güney denizleri üzerinde parıldayan
Halkların kavgasını ve kavgamı benim
Ve soğuk uğultusunu acılı davulların, kendi yurdundan...
Kardeşim benim, adanmış asker, dünyada nasıl da
yalnızım sensiz.
Senin çiçek açmış bir kiraz ağacına benzeyen
yüzünden yoksun
dostluğumuzdan, bana ekmek olan,
rahmet gibi susuzluğumu gideren ve kanıma güç katan
Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle
Kuyu gibi kapkara zindanlardan
Canavarlıkların, zorbalıkların, acıların kuyuları
Ellerinde izi vardı eziyetlerin
Hınç oklarını aradım gözlerinde
Oysa sen parıldayan bir yürekle geldin
Yaralar ve ışıklar içinde.
Şimdi ben ne yapayım? Nasıl tanımlanır
Senin her yerden derlediğin çiçekler olmaksızın bu dünya
Nasıl dövüşülür senden örnek almaksızın,
senin halksal bilgeliğinden ve yüce şair onurundan yoksun?
Teşekkürler, böyle olduğun için!
Teşekkürler o ateş için
Türkülerinle tutuşturduğun, sonsuzca.
Pablo Neruda
Türkçesi: Ataol Behramoğlu

Tuesday, June 3, 2008

* 88 *


Ben bir insan,
ben bir Türk şairi Nazım Hikmet
ben tepeden tırnağa insan
tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret...


Wednesday, May 21, 2008

* 87 *

daphnis
ŞEHİR
"Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim" dedin,
"bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin bir olumsuz yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak yerde?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede."
Yeni bir ülke bulamazsın, bir başka deniz bulamazsın.
Bu şehir ardından gelecektir. Sen aynı sokaklarda
dolaşacaksın gene. Aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre döneceksin sonunda. Bir başka şey umma-
Bineceğin gemi yok, çıkacağın yol yok.
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
Konstantinos Kavafis
Çeviren: Cevat Çapan

Friday, May 16, 2008

* 86 *


" La Diva Turca"
ışıklı, mavi
aryaya gömüldü.

Sunday, May 11, 2008

* 85 *




BÖCEK SAMİ


İki milimetrelik bir böcekseniz hayat gerçekten de zorlaşabiliyor. Bir savunma mekanizması geliştirmelisiniz her şeyden önce. Böcek Sami'ninki de ölü taklidi yapmak.


Tehlikeyi gördün; dur! Hiç kıpırdama, bırak o sana gelsin... Geldi (hiçbiri böyle bir lokmayı reddetmez). Bir kere dürtükledi; hala kıpırdama yok. İstediği kadar dürtüklesin zaten kabuğun sert, hiçbir şey olmaz. İkinci atak daha sert olur, işte o zaman son darbeyi indirirsin: Kendini yana doğru cansızca bırakırsın. Artık tamam, bu harekete inanmayan böcek gerizekalıdır. Gerizekalı böcekler de daha seni yemeden yenir.


Akıllı bir böcekti Sami; ama en büyük hatası insanların dünyasına girmek oldu. Işığın geldiği yöne doğru gitti, belki yiyecek vardır diye... İnsanlar da zeki tabi, kolay kolay yemezler ölü taklidini. Bu da yetmezmiş gibi "Ay ne şeker şey, bir de ölü taklidi yapıyor" diye dalga da geçerler. İnsan dünyası acımasız, ölü diri farketmez, gözünün yaşına bakmadan cırt diye eziverirler Sami...


Dilan Sarıoğlu




Saturday, May 10, 2008

* 84 *


Liseli Anne,
neredesin?...

Tuesday, May 6, 2008

* 83 *

Ahmet Necdet'den Bahar Haiku'ları

Ey kutsal ağaç
erikler çiçek açtı
hadi sen de aç



İnceden ince
bir yürek tıpırtısı
cemre düşünce



Deniz meltemi
ipi kopan uçurtma
şarhoş bir gemi



Ay bile şaştı
düş gören çiçeklere
kırağı düştü


Şaşacak ne var
çiçek bulutu ancak
baharda yağar



Hele dur bir bak
cemreyle yıkanıyor
hava su toprak



Yağmur ve yaprak
sevişiyorlar işte
aya bakarak


Ay peçesini
takınca börtü böcek
kesti sesini


Yürekte sızı
söyle ne yer ne içer
çiçek hırsızı


Fotoğraflar: Neslihan Öncel