Thursday, August 21, 2008

* 101 *

Oturan Boğa


Bana bak dostum

Giysi istemeye geldim senden

Sensin ömrümü uzatan

Ricamı dinle

Zambak kökleri için

Senden sepet yapacağım

Yalvarırım dostum kızma sakın

Sedir ağacı için yazılan bir kızılderili şiiri





"Bizler Amerika'da "Kızılderili'den toprağını alıp demiryoluna vermek" anlamına gelen "frontier etik"e duyduğumuz sevgi yüzünden hala acı çekmekteyiz. Bu etik hep "hiç bir şeye karşılık bir şey istemek" olmuştur. Amerika'da sınırlar açıldığı zamanlarda bile "etik" anlayışı yoktu... Ortak özelliğimiz olan "hiç bir şeye karşılık bir şey istemek" konusunda dürüst davranmadığımızdan, bu ülkede yaşayanlar olarak hepimiz "mutlu kapitalist" mitinin her zaman tutsağı olduk..."

David Mamet

(Oyun ve senaryo yazarı, tiyatro ve film yönetmeni)

Metni çeviran: Gülnur Güven


* 100 *

Oğuz Kurum




Fazıl Hüsnü Dağlarca

"içeri sait faik"




ABASIYANIK

Sana
Abasıyanık diyorlar
Gülümsetiyorlar beni

Aba kim sen kim
Doğru dürüst giysin bile yokken
Şapkan yokken
Pabuçların senden ayrı giderken
Seni tedirgin eden giysilerin değildi
O mavi gözlerinle gördüklerindi ancak

Nerde yoksul varsa
Nerde küs varsa
Nerde aldatılmış varsa
Nerde yalanlarla başbaşa kalmış varsa
Nerde dul varsa
Sen değil misin
Susuyorum bu akşam erken uyu diyorum


YILDÖNÜMÜNDE

Hangisidir diye düşünüyorum
Sait Faik'in en güzel öyküsü
Birdenbire güvercinler sarıyor yüreğimi
Tüyleri değişik biçimleri değişik sesleri değişik
Esen yelleri bile başka başka

Sonra gülümsüyorum
Sait Faik yaşadı mı yaşamadı mı
Bu ayrı bir öyküdür Sait Faik'ten başka



ÖYKÜ DIŞINDAKİLER

Nedir
Yazı yazanların
En önce yitirdiği?

Anneleri mi hayır
Kardeşleri mi hayır
Kendi yüzleri



AŞIK OYUNU

Aşık oynasaydı Sait Faik
Gece gündüz kazanırdı

Onun öyküleri
Geceleri gündüzdü
Gündüzleri gece



BOŞLUK

Dört dizeyle Sait'i anlat deseler
Bir dikdörtgen çizerdim
Sonra bütün çizgileri kaldırırdım
Derdim geride kalan boşluktur






Wednesday, August 20, 2008

* 99 *


ŞİİRYAZ YA DA YAZLI ŞİİRLİ
AFORİZMA DENEMELERİ

Gültekin Emre


Benny Karlsson

Yaz, kızoğlankızdır; şiir, kirazın kızlığının peşinde.

Yaz, mevsimlerin ablasıdır; şiir, ilkyazın mahçup abisi, kışın yorgun babası, sonbaharın telaşlı annesi.

Yaz, geçmişin soluk hüznüdür; şiir, hüzün denizinde boğulan.

Yaz, göçmen kuşun yuvasıdır; şiir, kuş yuvasında yumurta toplayan.

Yaz, sılanın eniştesi; şiir, gurbetin yelek cebi.




Frank Vetere

Yaz, göç mevsiminin sesi soluğudur; şiir, gelinin kızlık zarına takılı duvak.

Yaz, gül, menekşe, yasemin, ve daha nice koku cennetidir; şiir, usanmaz bir koku avcısı.

Yaz, gölgenin, serinliğin caneriğidir; şiir, koca memeli dalgaların ip merdiveni.

Yaz, sevgiliye kavuşma umududur; şiir, umudun bağrı yanık yakısı.

Yaz, düşün sapsarı bukağısıdır; şiir, bıçkın bıçağın biley taşı.


Ian Cameron


Yaz, malını mülkünü güze devredendir; şiir, devir teslimin yazıcısı.

Yaz limonatanın pastasıdır; şiir, pastanın doğum günü.

Yaz, bekenen sevgilinin gelmeyeceğini bilendir; şiir, sevgilinin geleceğinde direnen.

Yaz, hüzün sağanağında usanmaz bir uçurtmadır; şiir, uçurtmanın ipi.

Yaz, masalın tersten okunuşudur; şiir, şair ağacındaki en yeşil yaprak.


Jean Schweitzer


Yaz, imge kirazın ıslak dudağıdır; şiir, yüksek atlama şampiyonu.

Yaz, aşığa ısmarlanan buz gibi biradır; şiir, sevgiliye kurutulan gül.

Yaz, gölgede bir salıncaktır; şiir, salıncaktaki çocuk.

Yaz, aksatmadan güneş batırma seanlarıdır; şiir, yakamozlara mektup yazan.

Yaz, içkiyle sohbeti koyulaştırandır; şiir, yıldız kaymasında dilek tutan.



Bente D. Nielsen


Yaz, aşkın kısa ömürlü sponsorudur; şiir karanlığın mumu.

Yaz, anıların donkişotudur; şiir, korsanların hazinesi.

Yaz, narın nilüfere ilan-ı aşkıdır; şiir, nar çiçeğine konan arı,

Yaz, gövdenin gövdeye çok sık merhaba demesidir: şiir, terli sırtlara ter bezi.

Yaz, bir gün unutulacak resimler deposudur; şiir, şişedeki mektubun çocukluğu.

Emil Chan

Yaz, sevgilinin gözünün içine düşmedir; şiir, sevgiliyi geceye hazırlama.

Yaz, güneşin doğuşuna yetişememedir; şiir, güneşi batıran.

Yaz, imgelerin mührüdür; şiir, parmak izi.

Yaz, geleceğe tuzlu bir selamdır; şiir, selamı merhabaya çeviren.

Yaz, gelip geçici bir yolcudur; şiir, nereye girse göçmen.

Yaza yaza yaza varılır; yaşaya yaşaya da şiire.

(yaz gibi bir şiir okudum, dendiğini hiç duymadım; ama şiir gibi bir yaz yaşadı(k)m diyenleri çok gördüm)



Sunday, August 17, 2008

* 98 *


BAŞLANGIÇ
İdrakimizi değiştirerek verdiğimiz her karar yeni bir başlangıçtır.
Her başlangıçsa kanatları umutlardan yeni bir yolculuk…
Ya kararımızdan sapmadan yürür ya da duraklayıp başladığımız eşiğe geri döneriz.

Kararlarımız, yüreğimizin çekirdeğindeki ışığa verdiğimiz sözlerdir.
Bu sözlerle ilerler, öğrenir aydınlanırız.
Varıp ulaşacağımız yeni eşikler, hiç beklemediğimiz, ummadığımız sonuçlarla belirebilir önümüzde.
“Oyun, ancak sonunda ne olacağını bilmiyorsak oynanmaya değer.” demiş Michel Foucault…
Yeter ki kendimize verdiğimiz sözde duralım.
İyimserliğimizle, hayata ve kendimize karşı olan korkusuz, tüm hesaplardan yıkanmış, karşılıklar beklemeyen inancımız ve tüm masumiyetimizle yürüyelim.
Tıpkı sabahın seherine açıveren çiçekler gibi…
“Kendi kalbine bakmayanın yaşamı bulanıktır; kendi yüreğine bakma cesareti gösterenler, gönlünün muradını keşfedenlerdir. Dışarıya bakan rüya görür, hayal dünyasında kaybolur; içeriye bakanlar uyanır, kendini keşfeder…”
diyor Carl Jung.

Aldığımız her kararla başlayan yeni yolculuğumuz, kendimize sunduğumuz bir armağandır.
Evrenin sonsuz, derin ruhsal özünü, filizler süren, meyve veren bir amaca dönüştürmek adına verdiğimiz bir armağan…

“Bir insanın akıllı davranması için üç yol vardır:
Birincisi, iyi düşünmektir, bu en soylusudur. İkincisi, taklit etmektir, bu en kolaydır. Üçüncüsü, denemiş olmaktır, bu en acısıdır…”
diyor Konfiçyus.

* 97 *



zamansız koparılmış

gülün çığlığından

susan sesini solmuş





Fotoğraflar: ağlayan ağaç


* 96 *




"Kuşlar gibi insanlar da

yaşadıkları yerlerin derinlikleri azaldıkça

göç ediyorlar."

*
"Mavi çürümez bir düştür."



Alıntılar: Şükran Kozalı

Resimler: Dilan Sarıoğlu



* 95 *



Giacometti,
bir yangında
Rembrant'ın bir tablosu ile bir kedi yavrusu
arasında kalsa
kediyi kurtaracağını söylemişti...





Resimler: Meral Sarıoğlu