Saturday, December 22, 2007

* 11 *


***
“Söz vermiştim kendi kendime:Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi? Burada, namuslu insanların arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem, kağıt aldım.Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkarttım. Kalemi yontuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım...”
"Haritada bir nokta"
***
“Yazı yazmam için bana çiçek, kuş özgürlüğü değil, içimdeki aşkın, deliliğin, oturmaz düşüncenin özgürlüğü lazım. Küçücük özgürlükler değil, alabildiğine yüz verilmiş bir çocuk özgürlüğü istiyordum.”
Sait Faik ABASIYANIK

1 comment:

cahilzaman said...

Ah, adalı beyefendi! Bu çelişki nasıl aşılır? Oysa sözcükleri sadece namus için kullanmak, ya da namusunu sözcüklere emanet etmek istemenin, buna baş koymanın bile, bir şeyi, birisini mahkûm etme tehlikesini içten içe taşıdığını hissettiğinde kişi nereye sığınabilir? Her şeyin yekûna dahil olduğunu düşünmek belki, bir parça huzur verebilir.